Hayalleriniz Gerçek Olsun...

Ankara, TÜRKİYE

Demirtepe Vip Şubesi: Demirtepe Cad. No:9 Demirtepe
Konur Vip Şubesi: Konur Sok. No:6 Kızılay ANKARA

E-Mail İletişim

info@yorumzeka.com

×

Erteleme, bireyin yapmaya niyet ettiği işleri geciktirmesi, yapılması gereken işlerin, alınması gereken kararların veya sorumlulukların geciktirilmesi veya son ana bırakılmasıdır.

Erteleme Davranışının Günlük Yaşamdaki Belirtileri

  • Bir şeyi yapmak için son dakikaya kadar bekleme
  • Büyük planlar yapıp bunları asla gerçekleştirememe
  • Keyifsiz bir işle karşılaşınca hastalanma
  • Çok yoğun bir sosyal eğlence programına sahip olup önemli işleri aksatma
  • Kendi mutsuzluğundan dolayı başkalarını veya koşulları suçlama
  • Sorunlarla yüz yüze gelmekten kaçınma

AKADEMİK ERTELEME

Okuldaki işleri erteleme, derslere katılmama, ev ödevlerini zamanında yapmama, sınavlara çalışmayı son ana bırakma, vb. durumlar akademik erteleme olarak adlandırılır. Kişiler bu ertelemeden dolayı  da kaygı hissedebilirler. Üniversite öğrencileri üzerinde yapılan bir araştırmada, öğrencilerin yaklaşık % 70’inin akademik erteleme davranışı gösterdiği bulunmuştur (Ellis ve Knaus 1977).

Erteleme, başlangıçta keyifli olsa bile sonrasında aynı şey söylenemez.Erteleme,  bireyde öfke, pişmanlık, suçluluk, hayal kırıklığı duygularına neden olmaktadır. Ayrıca erteleme, akademik ilerlemede aksamalar, işle ilgili sorunlar, fırsatların kaçırılması, ilişkilerin gerginleşmesine yol açar.Zaman baskısının artması, görevlere yeterince zaman harcayamama, performansın olumsuz etkilenmesi, işe ara verme, yüksek stres, başkalarının da bundan etkilenmesi gibi çıktıları da vardır.

ERTELEME KISIR DÖNGÜSÜ

1.”Bu kez çalışmaya önceden başlayacağım”: Başlangıçta, ertelemeciler oldukça umutludur. Herhangi bir iş, örneğin bir dönem ödevi alındığında, işin bu kez çok daha duyarlı ve sistematik bir biçimde yapılacağı varsayılır. Çalışmaya o anda başlamaya yönelik yetersizlik ya da isteksizlik hissetmelerine karşın, ertelemeciler sıklıkla başlamanın her nasılsa kendiliğinden oluşacağına inanırlar. Zaman geçtikçe kişinin ilk baştaki umutları yerini yavaş yavaş korku ve endişeye bırakmaya başlar.

2-“Derhal başlamalıyım”: Erken başlama için zaman geçmeye devam etmektedir. Çalışmaya “bu kez erken başlayacağım” hayali yavaş yavaş yok olmaktadır. Kişi kaygı hissetmeye başlar ve çalışmaya başlama için hissedilen baskı giderek yoğunlaşır. Kendiliğinden gelmesi beklenen çalışma için umutlar neredeyse tamamen kaybedildiği için, kişi bu kez de kısa zamanda bir şeyler yapma konusunda baskı hissetmeye başlar.            

3-“Ya başlamazsam?”: Zaman geçmeye devam etmektedir, ancak hala işe başlanmamıştır. Bu durumda biraz da olsa kalan iyimser duygular yerini, erteleme davranışından dolayı gelebilecek kötülükleri sezmeye bırakır. Kişi asla işe başlayamayacağını, bundan dolayı doğabilecek kötü sonuçları kurgulamaya başlar. Bu noktada kişi kafasında dönüp dolaşan bir dolu düşünceyle adeta şaşkına döner. Bunlar sırasıyla,

a-“Daha önce başlamalıydım”: Bu sonuç pek çok ertelemecinin değişmez bir özeliği olan suçluluğu belirtir. Ertelemeciler geriye dönüp kaybettikleri zamana bakarlar ve artık onun geri getirilemez olduğunu fark ederler. Bu davranışlarından dolayı pişmanlık duyarlar ve çalışmaya zamanında başlamış olsalardı bunu yaşamayacaklarını bilirler.          

b-“Her şeyi yapıyorum ancak…”: Çalışmaya başlama dışında pek çok şeyin yapılması kronik ertelemecilerin sıklıkla başvurduğu bir yoldur. Öncelik sıralamasında sonlarda yer alan pek çok iş o anda yapılmaya başlanır; ev temizleme, uzun telefon konuşmaları gibi… Ancak hala çalışmaya başlanmamıştır.        

c-“Hiçbir şeyden hoşlanmıyorum”: Erteleme davranışı gösteren pek çok kişi, bundan dolayı kendilerini eğlendirici ya da kendilerine keyif verici bazı etkinliklere yönelirler. Sinemaya ya da alışverişe giderler ya da arkadaşlarıyla vakit geçirirler. Bu etkinliklerden keyif almaya çalışmalarına karşın, henüz bitirilmemiş çalışmalarını hatırlarlar. Hoşlanma ve eğlenme duygusu yerini suçluluk, korku, ve kaygıya bırakır.

d-“Umarım hiç kimse öğrenmez”: Zaman geçtiği ve henüz hiçbir şey yapılmamış olduğu için, bazı kişiler bu durumdan utanmaya başlarlar. Hiç kimsenin içinde bulundukları bu kötü durumu bilmesini istemezler ve bu durumu çeşitli yollarla saklamaya çalışırlar. Çalışmadıkları halde yoğunmuş gibi görünmeye çalışırlar, erteledikleri işe ilişkin daha hiç başlamamış olmalarına rağmen sanki ilerleme kaydetmiş gibi konuşurlar ve erteleme davranışını haklı göstermek için yalan söylemeye başlarlar.

4-“Hala zaman var”: Kendisini suçlu ve sahtekar hissetmesine ve utanç duymasına karşın, kişi çalışmasını tamamlayabileceği zamanın hala var olduğuna ilişkin umutlarını sürdürür.          

5-“Bende yolunda gitmeyen bir şey var”: Artık bu noktada kişi tamamen umutsuzluğa düşmüştür. Erken başlamaya yönelik iyi niyetler, utanma, suçluluk ve acı çekme işe yaramamıştır. Kişinin çalışmasını yapmamasından dolayı duyduğu üzüntü yerini daha kötü bir korkuya bırakmıştır: “Bende bir sorun var!” Bu noktada kişi disiplin, cesaret, zeka ya da şans gibi özelliklerin kendinden başka herkeste olduğu fikrine kapılır.      

6-“Son seçim:Yapmak ya da yapmamak”: Bu noktada kişi, görevi ya tamamlama ya da “batmakta olan gemiyi terk etme” gibi bir durum arasında seçim yapmak durumundadır.

7-“Bir daha asla ertelemeyeceğim”: Bitirilmesi gereken proje bırakıldıktan ya da tamamlandıktan sonra, kişi iç rahatlaması ve huzur hisseder. Sonunda büyük bir sıkıntı veren bu durum bitmiştir. Bu süreci bir daha yaşama fikri kişiye katlanılmaz gelir. Bir dahaki sefere bu döngüye asla girilmeyecektir; çalışmaya erken başlanacak, daha planlı olunacak ve kaygı kontrol altına alınacaktır.

Sonuç olarak, erteleme döngüsü bu davranışın bir daha asla tekrar etmeyeceği sözleriyle son bulur. Tüm bu kararlılık ve içtenliğe karşın, erteleme davranışı gösteren pek çok kişi kendini tekrar ve tekrar aynı döngü içinde bulur. SİZLER BU DÖNGÜYE GİRMEK İSTEMİYORSANIZ YA DA ŞU AN BU DÖNGÜNÜN İÇİNDE OLDUĞUNUZU DÜŞÜNÜYORSANIZ:

  • Bir işe başlamak için en güzel zamanın ŞU AN olduğunu kendinize hatırlatın.
  • Mükemmeliyetçi davranmayın. Hiç yapmamaktansa bir işin bir kısmını yapmış olmak büyük bir başarıdır.
  • Büyük projeler kişide baskı yaratır. Bunları küçük ve yapılabilir alt bölümlere ayırın. Bu yöntem özellikle kişiye sıkıcı gelen işleri yapmada oldukça faydalıdır.
  • Organize olun, gerçekçi planlar yapın, yaptığınız planlara uyun. Aksi durumda öz güveniniz zedelenecektir.
  • İşleri yapacağınıza dair kendinize vaatte bulunun. Örneğin kendinize bir “sözleşme” yazın ve imzalayın. Bunu arkadaşlarınıza, ailenize ve öğretmenlerinize söyleyin.
  • Hatırlatıcılar kullanın. Kendinize hatırlatıcılar yazın ve bunları görebileceğiniz yerlere koyun. Yapılacak iş ne kadar çok hatırlanırsa, planlamaya o kadar uygun davranılır.
  • Kendinizi ödüllendirin: Kişinin kendine dönük pekiştirecekler kullanması “şimdi yap” davranışının gelişiminde oldukça önemli bir etkiye sahiptir. Kendinizi çok küçük işleri bitirmiş bile olsanız, tebrik edin. Başarılarınızı asla küçümsemeyin.

Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş’ün “Ertelemecilik Sunusu” ndan alınmıştır.

Add Your Comments

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Whatsapp İletişim